Geçen yıl 21 Mart'ta yazdıklarımı okudum az önce. "Sevdiğimle ayrı geçireceğimiz son bahar." demişim. Şimdiyse birlikte heyecanla beklediğimiz "ilk" baharımız kapıda. O kadar uzun zamandır bekliyorum ki bu baharı. Yıllardır ayrı geçirdiğimiz her baharda "Bir gün gelecek ve birlikte baharlar yaşayacağız" diye hayaller kurardım. Allah'a şükürler olsun ki o günler geldi. Beklediğimden, hayal ettiğimden de güzel geldi. Doğanın canlanışını aynı heyecanla izlemek, çıkacak olan meyveleri aynı sabırsızlıkla beklemek ne kadar da güzelmiş meğer. Baharı karşılarken bizim evin halleri şöyle:
Geçen yıl Rize'den getirdiğim, çehizimin bir parçası olan nadide çiçeğimizin büyümesini heyecanla takip ediyoruz. Çiçeğimizin adını bilmediğimizden ve aynı çiçeği bir tek Batum'da gördüğümden Batum Çiçeği dediğimiz bu narin mor çiçek bize yaşama sevinci veriyor. Gün ışığında yapraklarını açan geceyse şemsiye gibi kapanan "Batum Çiçeği" bugünlerde inanılmaz bir hızla çoğalıyor. Her akşam berjeri çiçeğin olduğu tarafa çeviren eşim tek tek çıkan tomurcukları sayıyor ve bana gösteriyor. Her nasılsa hep benden daha fazla tomurcuk buluyor. (Kendisinin ziraat mühendisi olmasıyla ilgili midir bilemiyorum :) ) Evlendiğimizden beri hep aynı sayıda yaprağı ve çiçeği varken son bir ayda iki katı kadar yaprak çıkararak sevindiriyor.
Saksı için üzgünüm ama nisanda değişecek. |
Birlikte nice baharlara...
zaman ne cabuk geçiyor değil mi..
YanıtlaSilo soganı merak ettim :)
bi önceki yazına binaen tablolar süper!
Zaman izafi, vuslata erene kadar günler yıl olurken sonrasında hiç geçmesin istiyor insan.
SilSoğanda yumurta tarifi yakında yazılacak :)
Çok teşekkürler beğenmene çok sevindim :)
Can..
YanıtlaSil