izlenilesi filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izlenilesi filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2014 Salı

BİR/BU GÜN BİR FİLM İZLEDİM...

Beni bu kadar iyi tanıyan bir arkadaşımın olmasına duyduğum mutluluğu tarif edebileceğimi sanmıyorum şu an. Dün önerdiği , izlememi sıkı sıkı tembihlediği filmi bir kaç dk önce bitirdim. En son ne zaman böyle hissettiğimi hatırlamıyorum ama beni bilen en az bir kişinin varlığı hissettiğim tüm yabancılaşmayı sildi süpürdü sanki. Son 9 ayda bulamadığımı aslında hiç aramamam gerektiğini fark ettim. Aynı tutkulara sahip, aynı şeylerden beslenen biriyle tanışmam gerektiği fikrine neden kapılmışım ki şimdiye kadar? Halbuki bu hayal kırıklığımı beslemektense zaten hayatımda olan ve varlıklarına şükrettiğim insanlara daha çok yoğunlaşmalıymışım.
Bu filmin iyi geleceğinden emin vakit kaybetmeden izledim ve gülümsememe mani olamıyorum filmin ilk dakikasından beri. Muhterem, tekrar teşekkür ederim...



2 Haziran 2013 Pazar

Dedemin İnsanları Filminin Hissettirdikleri



Bu yazı bir film eleştirisi değil çünkü bir filmi eleştirebilecek teknik ve estetik bilgi donanımına sahip olduğumu düşünmüyorum. Fakat kalbime dokunan ne varsa biriktirmek unutmamak için yazıp paylaşıyorum. Dedemin İnsanları bir Çağan Irmak filmi. 2011 Kasım ayında vizyona girmiş. Ben daha önce Babam ve Oğlum'da yaptığım gibi evde ve yalnızken izlemeyi tercih etmiştim bundan 6 ay kadar önce ama daha 1 buçuk dk oldu ki devam edemeyeceğimi anlayıp bıraktım. "Seni çok özlüyorum! Neredesin dede?" demişti torun ve kalbimin derinlerinde ki kabuğu kaldırmıştı. Yokluğunda 10 yılı devirmişken dedemi ne kadar özlediğimi fark etmiştim ve her halimi bilen, en gizli yaralarıma merhem olan biriyle izlemek üzere rafa kaldırılmıştı. O gün geldi ve filmi yalnız izlemekten vazgeçerek ne kadar isabetli bir karar verdiğimi anladım.
       
Filmin bir yerine kadar bastırdığım göz yaşlarım en sonunda uzun bir ağlama nöbeti olarak patladı. Dedemi kaybettiğimde hissettiklerim, çocukluğum masumiyetine özlem, dedemin bu evliliğe giden bu en önemli sürecimde yanımda olamayışı, ona layık olamadığım düşüncesi... hepsi vardı bu gözyaşlarının içinde. Dedem başarısız bir baba ama mükemmel bir dedeydi, çoğu dede gibi. Belki de kendi çocuklarına gösteremediği ilgiyi sevgiyi bize gösterdi, geçmişin telafisini bizde yaptı. İki torununun da kahramanı oldu. Bugün iyi bir şeyler yapıyorsak haspelkader dedemin attığı temeller üzerinedir. Bize öğrettiği her şey için, en çok da kalbimizi her varlığa karşı sevgiyle doldurmayı öğrettiği için ona minnettarım. Allah'ın rahmeti üzerine olsun.
           

27 Haziran 2012 Çarşamba

"Yüreğine Sor" filmi düşürdü bizi yollara :)


Gezi yazısı yazma niyetiyle bilgisayar başına geçmişken kendimi film yazıyor buldum nedense :)

Filmimiz Yüreğine Sor. Karadenizde geçen bir "sevdaluk" hikayesini diyebiliriz en özet şekliyle. Afişten de anlaşılacağı gibi dini motifleri olan ve inanç farklılıklarının işlendiği bir film. Beni rahatsız eden noktaları olmasına rağmen, genel olarak film bittiğinde masal dinlemişsiniz gibi hissettiriyor. Bu masalsı havayı veren bir çok unsur var, kostümler,konuştukları ağız, müzik ( ki Karmate grubunu tanımam bu filmle olmuştur, çok da iyi olmuştur)  ama en çok Karadeniz doğası. Film Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinin Şenyuna Köyü'nde(eski adıyla Çinçiva'da) çekilmiş. Filmi bana ısrarla tavsiye eden ve beraber izlediğimiz arkadaşımla film sonrası "buraya gitmemiz lazım!" demiştik ve 4 ay sonra bu hedefimize ulaştık.
Yukarıdaki fotoğraf ilk olarak videonun 22.saniyesinde görünen ve film boyunca gördüğümüz meşhur köprünün fotoğrafı. Biz kendisini bulmak için neredeyse bütün köyle röportaj yapmak zorunda kaldık. En son yol kenarında el işleri satan teyze uzun uzun tarif edip sonunda da "Ödüllü Sonbahar filmini de izleyin onda ben oynadım" demeyi ihmal etmedi ve sayesinde köprümüzü bulduk. Filmde teknolojinin yardımıyla bütün köyün merkezinde gibi gösterilen o kocaman(!) köprünün, aslında kuytu bir yerde, gözden uzakta olan ve etrafında hiç ev olmayan bir yer olduğunu görmek hayal kırıklığına uğrattı tabi ki biraz ama arkadaşımın mutluluğunu görmek bile yetti.
Yol tarif eden, Sonbahar'da oynadığını söyleyen teyze :)
Filmin baş kahramanları Esma ve Mustafa'nın evlerini bulmaksa köprü kadar kolay olmadı. Off-road a yakın bir adrenalinden sonra birbirlerine yakın olmalarını beklediğimiz iki evin nereneyse iki ayrı tepede olduğunu görüp tekrar bir hayal kırıklığı yaşadık :)
Esas oğlan Mustafa'nın evi
Esma'nın evi ama malesef geniş açı çekmemişim
Esma'nın evinin gerçek sahipleri bahçelerinde ilk sürgün çayları topluyorlar :))
Aşağıdaki fotoğrafsa köyün en işlek köprüsü, Doğu Karadeniz böyle taş köprülerinin altından buz gibi dereler akan cennet gibi bir yer işte...


22 Haziran 2012 Cuma

3 IDIOTS

"Merhaba" sonrası ilk postumu bir filmden yola çıkarak yazacağımı hiç düşünmemiştim aslında ama bu yoğunlukta duygular yaşatan bir filmi daha fazla ertelemek istemedim.

 Film zevkine çok güvendiğim insanların mutlaka izlemelisin dedikleri filmlere olumlu bir ön yargıyla başlamak tabi ki normal ama güzel olan,  filmin beklediğinin çok çok üstünde keyif vermesi. 3 Idiots da böyle bir film oldu benim için. Bu filmi ya çok seversiniz ya da ilk yarım saatinde katlanamayıp bırakırsınız. Bense bittiğinde suratımda kurumaya fırsatı olmayan göz yaşları ve aptal bir gülümsemeyle öylece kala kaldım. Hint sineması (Bollywood) yapımı olan bu film Hint filmlerine karşı ön yargılarınızı yıkıyor ve Hint ve Türk kültürünün birbirine ne kadar yakın olduğunu gösteriyor bir bakıma. Belki de kendi kültürümüzden bir şeyler bulduğum için bu kadar etkiledi beni bilmiyorum ama gülmekle ağlamak arasında çok keskin duygu geçişleri yaşatan sımsıcacık hissettiren bir 160 dakika geçirdim. En çok da üniversite yıllarımı ve sisteme karşı yaptığımız eleştirileri hatırlattı bana.

Eğitimcilerin, ailelerin, bölüm tercihi yapacak olan lise öğrencilerinin, üniversite öğrencilerinin, çocuk yetiştiren anne ve babaların kısaca herkesin izlemesi gerektiğini düşündüğüm bir film.

ALL IS WELL :)